10 Ocak 2011 Pazartesi

Başlığı olmayan ulu yazı.

Sevgili teyzeciğim, psikologlar doktorlar televizyona çıkıp vay efendim stres yapmayın; aman kendinizi yormayın da falan filan derken hep şu yorumu yapar: "Bizim göbek adımız stres!!!" Valla geliştirdiğim tezlere göre (kitap yapacağım bu uyduruk tezleri,işe yarıyor) hem bu işler genetik hem de bir yerden sonra sağdan soldan etraftan duyup dilimize pelesenk ettiğimiz sözcükleri yaşamaya başlıyoruz. Velhasıl-ı kelam stresliyim,sinirliyim efendim,kime ne? "Mazeretim var,asabiyim ben" demiş mfö abilerimiz.

Sinir olduğum şeyleri geçenlerde sağolsun babam bir başlık altında toplamış. Mesela:

1. Toplu taşıma araçlarında önce kadınlar ve çocukların,ardından da erkeklerin sakız çiğnemesi. Arkadaşım,yapmayın etmeyin, hem gözlerimi hem kulaklarımı hem de canım beynimi yoruyorsunuz.

2.Sınavlarda arkadaşların sakız çiğnemesi. Bu mesele gerçekten beni deli ederken yapabileceğim tek şey bu durumu Türk hoca ve asistanlarına emanet etmektir.

3.Sınavlarda arkadaşların burnunu çekmesi.Bu da benim başarısızlığımın sebeplerinden biridir. (!?) Genelde bunu yapan arkadaşa sevecen gözüküp "Mendil ister misin?" diye sorarım. Bu durumdan sonra 2 şey gerçekleşebilir.

a. Arkadaş durumu anlamaz,kendisi pişkingillerden gelmektedir. Yok sağol der. Meali : Eyvallah ben sümüklü sümüklü oturup etrafa zarar vermeyi sürdüreceğim.

b.Arkadaş mendili alır ve teşekkür eder,ben ise derin bir oh çekerim.

Bu liste sonsuza ıraksamadan konumuza geri dönelim. Malumunuz geçen hafta final haftasıydı. Bendenizin özgüveni ise kapıya gelen yumurtalar tarafından saldırıya uğradı!! Yumurta attılar özgüvenime!! Neyse ki şu an toparlama aşamasındayım. Halbuki o yumurtayı yiyelerdi iyiydi...

Bir ara gerçekten titreme krizine girdim ve hatta yemek yiyememe durumuna kadar geldim. Kendi kendimin psikologu olarak diyebilirim ki zaten elde var: obsesiflik,ablamın eklemesiyle de nöromüsküler blokeyim,bunun üzerine bir de final stresi ekleyince durum şöyle özetlendi: çevrenin bir anda daralması ve memlekette bir olağanüstü hal ilan edilmesi.

Cuma akşamının hayatıma girmesiyle (cuma gerçekten mübarektir) bu stres yerini "aman yaparız yea" cümlesine bıraktı. O an özgüven kırıntılarımın toparlandığını ve yumurtaları karşı yöne püskürttüğünü gördüm,izlemesi çok zevkli bir kavganın ortasında gibiydim. Özgüvenim mi yumurtalar mı diye düşünürken ara ara otobüslerde ve hatta cardio çalışırken gelen gözyaşlarımla hala uğraşır haldeyim. Aman hallederiz yeaaa...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder